Düzce Üniversitesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü, Çerkez Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğrencilerinin, 14 Mart Adıge Dili ve Yazım Günü için hazırladığı etkinliğin açılış konuşmasıdır.
Değerli misafirler, iyi akşamlar..
Bugün 14 Mart Adıge Dili ve Yazım Günü. Bunun için bir araya geldik. Bersey Wumar ın 14 mart 1853 te ilk Adıgece alfabeyi ve sözlüğü yayınlamasının anısına 2000 yılından beri kutlanan kültürümüz için önemli bir gündür.
Dünyanın kuruluşundan başlayarak günümüze kadar gelen dilimiz anadilimiz Adıgecedir. Anadilimiz gelenek ve kültürümüzü habzemizi bizlere kadar taşımış , dünyanın
bilinen en eski dillerinden biridir. Kelimeleri ve atasözleri çağlar boyunca yaşanan toplumun tüm değerlerini adetlerini geleneklerini aile ve fertlerin yaşam kültürlerini içinde büyük bir mana ve zenginlikle taşımıştır. Biz bugün bazı kelimelerin bize taşıdığı anlam ve değeri diğer dillerde tercüme edemiyor ama içimizde yüreğimizde hissediyoruz. Rus-Kafkas savaşlarından sonra, Meşbaşe İsha
k’ın dediği gibi, Adıge halkı değirmen taşı altında un gibi ufalanmış ve dünyanın her yerine dağılmıştır. Yaşadıkları ülkeleri vatan olarak kabul eden Adıgeler oralara sahip çıkmış dillerine ve kültürlerine uyum sağlamışlardır.
“Dil yoksa millet yoktur” diyor atalarımız. Dünyanın neresinde olursa olsun bir Adıge ile karşılaşırsanız Adıgece konuşarak onunla anlaşır, kaynaşırsınız aynı millet ve topluma ait olduğunuzu hissedersiniz. Anadilin işlevi budur ve milleti bir araya getirir, birleştirirler. Adıgecenin kaybolmaması, zenginleştirlmesi günümüzdeki yaşadığımız en büyük problemimizdir. Bu konuda hem anavatanda hem de diasporada yapılan çokça çalışmalar vardır. Bence dilimiz için diasporadaki en değerli kurum, Düzce Üniversitesi, Adıge Dili ve Edebiyatı bölümüdür. Kurulmasına katkıda bulunan ilk rektörümüz Sn Funda Şerifoğlu hanımefendi, dernek başkanlarımız ve yönetimleri ve değerli büyüklerimiz ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Bölüm başkanımıza, hocalarımıza ayrıca teşekkür ederiz. Onların 12 yıldır yaptıkları çok değerli ve önemli. Geldiklerinde Türkçe bilmez iken, dökümanlar ve öğretim metodları oluşturdular, kitaplar yazdılar ve diğer hocalarımız ile birlikte Adıgabze eğitim literatürüne büyük katkı sağladılar. Allah razı olsun.
Ben 4. Sınıf oldum. Bölüme girdiğimizde eve temizliğe gelen bir kadın eşime bitirince ne olucan demişti. Bizde şimdi bitirince ne yapacağız, diplomayı duvara asıp bakacakmıyız. Bu hafta Yusuf hocanın dersinde konuştuğumuz gibi; iyi Adıgece konuşanlara okuma-yazma ve Alfabeyi öğretme, okul öncesi ve ilkokul çocuklarına Adıgece öğretme metotları ve benzeri projeler yapıp çalışmalıyız. Az çok demeden ne kadar katkıda bulunabiliyorsak çalışmalıyız. Adıgabzenin yok olmaması, zenginleşmesi, edebiyat ve yazım literatürünün gelişmesi için elimizden geleni yapmamız gerekiyor.
Ramazan ayı bitiyor, bayrama geliyoruz. İnşallah Allah gelecek senelerde hem bayramlara hem de kültürümüz için önemli günlerde bir araya gelmeyi nasip etsin.
Dünyada her nerede olursa olsun yaşayan tüm Adıgelerin dillerini konuşarak, sağlık, sıhhat, zenginlik ve barış içinde yaşamalarını diliyorum.
Yaşasın Adıgeler,
Yaşasın Adigabze,
Teşekkürler, hoşçakalın.
Huvaj Metin Koç
Düzce Üniversitesi, Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü,
Çerkez Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, 4. Sınıf Öğrencisi

Düzce Üniversitesi Kafkas Dilleri ve Kültürleri Bölümü, Çerkez Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğrencilerinin, 14 Mart Adıge Dili ve Yazım Günü için hazırladığı etkinliğin açılış konuşmasıdır.